Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma - Stefan Zweig Kitap
Stefan Zweig’in yine kısacık bir kitabını bitirmenin gururunu yaşıyorum. Keşke çok daha uzun olsa dediğim türden kitaptı Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma. Okuduğum kitap İş Bankası yayınlarına ait. Toplamda 59 sayfa. İçinde 2 farklı öykü barındırıyor.

Birinci öykü olan Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma diğerine göre kat ve kat daha iyiydi. Hatta ikinci öykü olmasa yeriymiş.

Birinci öykü 42 sayfa sürüyor ve Stefan Zweig bu kadarcık kısa öyküyle beni polisiye tadında nasıl heyecanlandırdı anlatamam.

Bir zanaat var ama aklınıza gelen hiçbir zanaata benzemiyor. Bu zanaat yankesicilik. Yani el çabukluğu ile cüzdan, para ve değerli eşya aşıran kişi. Stefan Zweig hırsızlığı o kadar güzel anlatıyor ki özenilesi bir meslek gibi hissettim.

Ama yankesiciliğin nasıl bir ustalık gerektirdiğini ve aslında bununda bir sanat, zanaat olduğunu göstermekte. Dışarıdan baktığımızda hiçbir önemi olmayan şeylerin içinde bambaşka bir dünya varmış dedim.

2. öyküye gelirsek genç bir kızın sevgililerinin sayısını dahi bilmediği ve yine günübirlik aşk kaçamağı yaptığı bir olayı anlatıyor.

Kitaptan birkaç alıntı bırakayım şuraya👇

Ama neyse ki her şeyi bilen içgüdüm sayesinde en mantıklı olanı yaptım, yani hiçbir şey yapmadım.

Zira bir hırsız, hırsızlık yaptığı anda hırsızdır, iki ay sonra işlediği suçtan hâkim karşısında yargılanırken değil.

Tıpkı akıl almaz bir sebatla karaya çarpan dalgaların kirli bir yosunu kıyıya vurması ve hemen ardından onu ıslak dili ile yutup, geri atıp sonra tekrar alması gibi.