Kendi ile başbaşa kalan  Hikmet’in kitabı “Tehlikeli Oyunlar”. Başlarda okumakta  zorlandım. Ama ilerleyen dizelerde  biraz daha akıcı hale geldi.  Oğuz Atay ile tanışmam  “Tehlikeli Oyunlar”  ile oldu. Daha uzun bir süre Oğuz Atay okumayacağım. Bana biraz ağır geldi ve sevdiğim tarzda değil. Konuyu uzatmadan Tehlikeli Oyunlar hakkında bilgilere geçelim.

📙 Tehlikeli Oyunlar Konusu

Hikmet Benol, kırık bir hayatın ortasında debelenen bir karakterdir. Yeni boşanmış, yitik ve mutsuz bir adam olarak günlerini geçirir. Hayatında eksik kalmışlığın, yalnızlığın ve kendi içinde kaybolmanın ağırlığını taşır. Yalnızlık, sadece başkalarının olmaması değil, aynı zamanda kendi içinde kaybolma durumudur. Hikmet, kalabalıklar arasında sıkışıp kalmış bir yaşamı terk eder ve kendi düşünceleriyle yüzleşir.

Dostlarıyla geçirdiği zamanlar, Hikmet Benol'u tatmin etmez. Bu sıkıntıdan kurtulmak için oyun yazmaya başlar. Kitap, acının bireyleri yaratma sürecine dair derin bir bakış sunar. Dört temel bölümden oluşan eser, Hikmet'in yaşamını, hayallerini, hayata yabancılaşmasını ve arada kalmışlığını etkileyici cümlelerle anlatır.


📖 Tehlikeli Oyunlar Kitap Bilgileri

  • Yazar: Oğuz Atay
  • Yayınevi: İletişim Yayınları
  • Sayfa Sayısı: 479
  • Türü: Edebiyat - Roman

💭 Tehlikeli Oyunlar Ne Anlatıyor? (Ana Fikri)

"Tehlikeli Oyunlar" kitabı, aslında insanın iç dünyasındaki düşüncelerin her zaman bir yerde yalnızlığına seslendiğini vurgular. Hikmet karakteri, eşinden ayrılmasının ardından yaşamını sürdürememenin ve bireysel varoluşu bulamamanın etkisiyle hayatına son verir. Anlatılan karakter, arada kalmış bir figürdür; hayatıyla düşünceleri arasında sıkışıp kalmıştır.

📝 Tehlikeli Oyunlar Alıntılar

“Beklenen geç geliyor, geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.”

“Bende kendimi hoşgörüyle karşılamak istiyorum albayım.Uğraştıkça daha derin bir bataklığa gömüldüğümü hissediyorum.”

“Bazı insanların, bazı şeylere hiç hakkı yoktu: ne var ki, insanlar da en çok, bu hiç hakları olmayan şeyleri yapıyorlardı.”

“Bazı insanların, bazı şeylere hiç hakkı yoktu: ne var ki, insanlar da en çok, bu hiç hakları olmayan şeyleri yapıyorlardı.”

“Bana da kimse iyi davranmadı, ne yapalım?”

🙎 Oğuz Atay Kimdir?

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934 tarihinde Kastamonu'da dünyaya geldi. UNESCO tarafından 20. yüzyıl Türk edebiyatının önde gelen eseri olarak kabul edilen "Tutunamayanlar" romanının yazarıdır. Mühendislik eğitimi aldığı İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra askerlik görevini yerine getirdi. Çocukluk yıllarında zatürre geçirmesi, hayatının geri kalanında sakin bir yaşam sürmesine neden oldu. Resim ve tiyatro ile ilgilendiği lise döneminde, babasının isteği üzerine mühendislik okudu. Fakat edebiyattan ve sanattan hiçbir zaman kopmadı.

1976'da başlayan sağlık sorunları nedeniyle, 1977'de Londra'ya tedavi için gitse de genç yaşta, 13 Aralık 1977'de yaşama veda etti. Atay'ın eserleri, postmodern yaklaşımı ve derin düşünce yapısıyla Türk edebiyatında önemli bir yer tutmaktadır.